• Ana Sayfa
  • »
  • Türkiye Cumhuriyeti Ülkesinin Lojistik Sektöründeki Gelişimleri

Türkiye Cumhuriyeti Ülkesinin Lojistik Sektöründeki Gelişimleri

Türkiye Cumhuriyeti Ülkesinin Lojistik Sektöründeki Gelişimleri





Türkiye Cumhuriyeti Ülkesinde, lojistik kavramının ne kadar yeni olduğunu çok iyi biliyoruz. Öncesin de ithalat ve ihracatların, sonrasında da perakendeciliğin (büyük süpermarketler ve hipermarketler) ve elektronik ticaretleriyle beraber iyice öne çıkıldığı görülmektedir.

 

Bütün dünya üzerindeki gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerin bütününün entegre olunduğu günden güne gelişmekte olan lojistik sektörünün, Türkiye Cumhuriyeti Ülkesinde de 1980’ler den başlayarak 1990’lı yılların arasında ki zaman zarfında, öncelikli olarak demiryolu olarak kara, hava, deniz ve kombine taşımacılık alanlarındaki büyük yatırımlarla geniş bir alt yapıyı meydana getirmişlerdir. Bununla birlikte 1990’lı yılların başlangıcında da büyük atılımlara geçilmiştir.

 

Türkiye Cumhuriyeti Ülkesin de, dünyadaki benzer uygulamalarına paralel bir şekilde bütün hizmetlerini çeşitlendiren ve bir o kadar da uzmanlaştıran, aynı zaman da Türkiye’de yerleşmiş bir lojistik sektörünün, 2000’li yılların başına gelindiğinde, lojistik sektörü emekleyen devresini gerilerde bırakarak, uluslararası alanlarda ve yerli şirketlerde işbirliğine giden, bunlarla beraber yurtdışında bürolar açan, hizmetlerinin kalitelerini sürekli artırmakta olan lojistik sektörü, büyük başarılara imza atan dinamik bir sektöre haline gelmiştir.

 

Bu bağlamda da Türkiye Cumhuriyeti Ülkesinde lojistikle ilgili olarak çeşitli stratejilerin, politikaların ve uygulamaların geliştirilmesine başlanmıştır. Öncelikli olarak rekabette hızdan yararlanmayı esas almakla birlikte (turbo marketing) veya lojistik alanlarında faaliyetlerin etkinliklerini artırmak için dış kaynakların kullanımlarını ya da taşeronluk olguları gibi durumların da gündemde yerini aldığı da görülmektedir.

 

Türkiye Cumhuriyeti Ülkesin de birçok şirketleri lojistik servislerini kendi bünyeleri doğrultusun da kurmuşlardır. Bunlarla birlikte dağıtımların depolamaların segmentlerin de aktif hal almışlardır.

 

Enformasyon altyapılarının yeterli olmamasından kaynaklı olarak, lojistiklerin servisler için giderek büyüyen bir talep olmasına karşın,lojistik servisler veren şirketlerin gerek operasyonel gerekse de finansal destek olarak henüz gelişme çağında olduklarından dolayıdır ki oluşan taleplere karşılık verememektedir.

 

Lojistik alanında ki firmaların sektörde yeni uygulamaların yollarıyla beraber, gelişmekte olan gayretleriyle birlikte yeni ortaklıklar dikkat çekmektedirler. Böylelikle belli konularda dağıtım kanallarında söz sahibi olmak ve uzmanlaşma hedefleri görülmektedir.

 

Türkiye Cumhuriyeti Ülkesinde lojistik sektörü gelişiminin hızlı bir şekilde gelişmesi ve bazı sektörde ki firmaların dünya standartlarında hizmet sunabilmesi, Türkiye Cumhuriyeti Ülkesinin lojistik sektörü gelişimi için çok başarılı sayılacak bir durumun göstergesidir. Fakat öyle ki bütün alanlarda kuralların ve standartların tam olarak netleştiğini söylemekte mümkün değildir.

 

Türkiye Cumhuriyeti Ülkesin de lojistik sektör alanı, heterojen bir yapı göstermekte olup, ciroların büyüklüğü, karlılığın yükselişi, sermayeler, anlayışlar, çalışma prensipleri, değerleri ve örgüt kültürleri açısından birbirinden farklı yapıda olan firmaların dikkat çektiği büyük bir gerçektir.

 

Sektör alanında basit bir sınıflandırma yapacak olursak;

 

Türkiye Cumhuriyeti Ülkesinde öncelikli olarak daha çok spot işlerde yoğunlaşan küçük firmaların, geleneksel bir çalışma sistemlerinin olduğu ve modern iş anlayışlarından uzak olmakla birlikte günlük ve anlık işlerle varlıklarını sürdürenlerdir. Bunun gibi firmaların amaçlarından daha çok kararlılıkları ve cirolarıdır. En önemli kalıcı politikaları pazarlama stratejilerinin ve ilkelerinin olmadığıdır.

 

Bununla birlikte bir diğeri kobilerdir. Yerli sermayelerle kurulmuş olmakla beraber, kökeninin taşımacılık sektörünün derinliklerine dayanmakta olan, piyasanın koşullarını çok iyi bilen, bir yandan geleneksel olmaya çalışan, bir yandan da global olmaya çalışan kobilerdir. Bu gibi firmaların örgütsel anlayışları geleneksel, ticari anlayışının büyümeye yönelik olmasıdır. Derin ve köklü deneyimlere sahip olmakla beraber büyümek için pazarların büyümeleri için çalışan firmalardır.

 

Bir diğer firmanın da, birer holding bünyelerinde olmaları ve gelişme şanslarına her daim sahip olan, uluslar arası boyutlarda iş yapabilme yeteneklerinde olan ve global anlamda partnerleri olan büyük firmalardır. Bu firmaların da örgütsel bir yapı olarak daha çok modern ilkelerle çalışmaları, önde gelen sektörlerde marka olmaya çalışanların, işlerin etiğine ve yaratacakları katma değere önem veren firmaların olduğu bilinmektedir.

 

Yabancı firmaların Türkiye de ki Şubelerinden faydalanılarak, Uluslararası marka olmanın avantajlarını kullanarak güven sağlayabilen ve kendi standartların da hizmetler vererek pazarların hizmet düzeylerine katkılar sağlayacaklarına inanan, bunlar aynı zamanda yerel avantajlardan yararlanmayı amaçlayan firmalardır.

 

Başka diğer firmaların arasında olan, kuruluşlarının kargo şirketleri statülerinde olan ve daha sonralarda aynı isimlerle lojistik firmaları kuranlar ve daha önce de var olan kargo taşıma ağlarından yararlanmakta olan firmalardır. Bu sektörlerde lider olabilmek, yeni projelerle pazardaki paylarının büyütebilmesi, yeni hizmetlerle ve ürünlerle birlikte pazarlarda ilgi çekmeleri, yeni eğitimler ve yatırımların sürekliliğini gerçekleştirerek fark yaratmak gibi gelişme hedefleri bulunan firmalar için ilk kez alanlarında kalite ödülleri de yer almaktadır.

 

Öte yandan da sektörel anlamda konferansların fuarlarından toplantıların düzenlenmesi ve geleneksel bir duruma getirilmesi çalışılması, katılımların her yıl giderek artışların gösterilmesi, sektörlerin büyüme göstergesi olarak yorumlanabilir.

 

Bunlarla aynı doğrultuda aynı paralelde olarak bütün eksikliklere rağmen son on yıldır lojistik alanlarında ki yabancı sermayelerin girişimleri hızlandığı görülmektedir.

 

Gerek meslek örgütlerinin gerekse sektör alanında önemli yer tutan firmaların, akademik boyutlardaki eğitim çalışmalarıyla sektördeki çalışanların eğitimleri, deneyimleri ve becerilerini artırmak,yeni uygulamalarla yeni programlarla tanıştırmak ve aynı zamanda da eğitim düzenleyicileri olarak lojistik sektöründe saygın bir yer edinmek eğilimindedirler.

 

Üniversitelerde verilmekte olan lojistik eğitimlerin de son yıllarda sektöre yetiştirilmiş insan gücünü sağlamada önemli bir kaynak oluşturmaktadır.

 

Bunlarla birlikte en önemli olanlardan biri de yazılım yatırımlarının çoğalması eğilimidir. Büyük firmaların kendileri için özel yazılımların siparişlerini vererek, kendi firmalarına ait bilgi işlem servislerini oluşturarak müşteri hizmetleri konularında da rekabet etmektedirler. Özellikle yoldaki yüklerin takipleri konularında uydu sistemleriyle çalışmakta olan firmaların, rekabet güçlerini yaratma konularında duyarlı davranmaktadırlar. Büyük firmaların, kullandıkları uydu sistemleriyle birlikte sürücülerle elektronik ortamlarda yazışarak ve haberleşerek bağlantılarını kurmakta olup, mesafeleri, sevkiyatları ve maliyetlerini bilgisayar ortamlarında tespit edebilmektedirler.

 

Müşterilerine ve müşterilerinin tedarikçilerine internet tabanlı uygulamalar kullanılarak elektronik ortamlarda bilgi transferleri yapılarak müşterilerine daha çok hizmet vermektedirler.

 

 

“Mehmet KIZILKAYA”

 

 


Diğer Yazıları

YORUM EKLE

Misafir olarak yorum yapıyorsunuz. Üye Girişi yapın veya Kayıt olun.
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 503


Editör`den Size - Özel Haberler