• Ana Sayfa
  • »
  • Ambalajlı Süt Ve Süt Ürünleri Kalitesinde Yeni Dönem

Ambalajlı Süt Ve Süt Ürünleri Kalitesinde Yeni Dönem


Çiğ Süt Kartları Neleri Kapsıyor? Sütlerde antibiyotik, alfatoksin (M1) görülecek mi?

Üreticilerin alın teri, göz nuru fark edilecek mi?

Tarımsal Süt Üreticileri Birliği Başkanı Sayın Ali Koyuncu’nun basına tanıttığı süt (çiğ süt) kartları tanıtımını bizde medyadan okuduğumuzda üreticilerin sattıkları çiğ sütün kalitesini anında öğrenecekleri bildiriliyordu.

Medyanın yansıttıklarında aradığımız sorulara cevap bulamayınca TSÜMB’nin  (Tarımsal Süt Üreticileri Merkez Birliği) bu konuyu yürüten bir teknik yetkilisine önce telefon ile sorduk. Telefon görüşmemizde projeye önce çiğ süt teslim miktarı, teslim eden üretici, teslim alan çiğ süt toplayıcısı kimlik bilgilerinin girileceğini, bir sonraki aşamada gerekiyor ise fiyat bilgilerinin, son aşamada ise çiğ süt analiz bilgilerinin girileceği ifade edildi. Telefon ile görüştüğüm teknik yetkiliye fiyat bilgisi girişinin maliyeti olmadığı halde miktar bilgisi ile niçin birlikte girilmeyeceği ve başka sorularımızın oluşması üzerine asıl teknik yetkili ile yorumlu sorumuz-cevap şeklinde bir görüşme gerçekleştirdik:

-İlerde düşünülen çiğ süt analizlerinden hangilerinin yapılması projede düşünülüyor?

Cevap: Soğutma tanklarına kuru madde, yağ, su oranı, ph, alkol testlerinin yapılacağı bir sistem kurulacak. ve on-line olarak CPRS ile bu bilgileri anlık olarak alabileceğiz.

-Çiğ Sütteki antibiyotik ve alfatoksin testleri de yapılacak mı?

Cevap: TSÜM Birliği Veteriner hekimimiz bununda yapılacağını ifade ediyor.

(Sütteki alfatoksin ve/veya antibiyotik kalıntısının miktarsal testlerini yapmak pahalı bir cihaz, pahalı test kiti uzmanlık gerektiren ve en az 3 saat süre isteyen bir testtir. Alfatoksin ve antibiyotiğin ‘’var, yok ‘’ testleri ise basit, uzmanlık, cihaz gerektirmeyen, ucuz kitler ile test yapılması mümkündür. Endüstriyel süt sektörünün kendi işletmelerinde yapılan testler ‘’var, yok ‘’ testleri değil kabul edilebilir değerlerdeki kalıntıların miktar tespiti idi. Ve buna rağmen 2012 yılında ambalajlı süt ve süt ürünlerinde antibiyotik, alfatoksin kalıntıları kabul edilebilir tüzük değerlerinin üstünde görülmüştü. İşte çiftliklerde olacak ‘’var, yok ‘’ testleri alfatoksin ve antibiyotiği kabul edilebilir değerlerden sıfıra indirmesi bekleniyor)

-Tarımsal Süt Üreticileri Birliği (TSÜMB)Başkanı Sayın Ali Koyuncu tarafından kamuoyuna tanıtılan ve Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığınca da desteklenen ‘’Süt Kartları Projesi ‘’ projesi şimdilik sadece çiğ süt toplayıcıları tarafından teslim alınan ‘’çiğ sütün miktarını ‘’belirliyor. Çiğ sütün analiz ve satın alma değerlerinin girilmesi düşüncede var olmasına rağmen projede yok. Sadece miktar girişleri ile proje başlatılacak?

Cevap: Sadece süt miktarları alınmayacak birim fiyatları, ortalama kalite bilgileri gibi veriler girilecek ve yine anlık olarak takip edilebilecek.

-Projenin düşüncede kalan tarafı daha da önemli olsa da düşünce ufuklarının projeleri oluşturduğunu biliyoruz. ‘’Düşünce’’ de kalan hususların ne zaman hayata geçirileceğini üreticiler, tüketiciler merakla bekleyecekler.?

Cevap: Proje önce eğitimlerle başlayacak. Bakan beyin programı nedeniyle bu ay planlanan eğitim programları ocak ayı içerisine sarktı. Eğitimler 2 ayda bitirilmesi planlanıyor. Ve 2 ay sonunda Türkiye’nin her yerinde faaliyete geçmiş olacak.

-Sayın Ali Koyuncu’nun bu projeye koyduğu ad ‘’Süt Kartları’’ yerine ‘’Çiğ Süt Kartları ‘’ olsa idi daha doğru olacaktı. Çünkü kamuoyu süt denilince ambalajlı sütü, çiğ süt denilince çiftlikteki çiğ sütün kastedildiğini algılıyor. Bu projede söz konusu edilen ambalajlı süt değil çiğ süttür.

Cevap: Kişisel görüşüm olarak alabilirsiniz. Akılda kalıcı olması sebebiyle Ali Başkanım (Ali Koyuncu )böyle bir isim koyduğunu düşünüyorum. Tabi bu isimler için Bakan beyin (GTHB Sayın Mehdi Eker) görüşünü de mutlaka almıştır.

-Çiğ süt toplanma miktarları bu proje öncesinde iki türlü matematiksel olarak toplanabiliniyordu. Birincisi GTH Bakanlığının çiğ süte ödediği litre başına verilen parasal destekler için ay sonunda yapılan icmallerden, bir diğeri ise il ve ilçelerdeki çiğ sütün toplanmasına aracılık eden süt üreticileri birliklerinin toplama miktarlarından elde ediliyordu. Aradaki fark birlikler haricinde sanayicilere teslim edilen çiğ süt miktarları idi.

-Çiğ süt kartlarının vizyonu toplanan miktarları o aya ait miktarın ay bittikten sonrasında değil elektronik ortamdaki terminaller aracılığı ile anlık olarak tespit edilmesidir.  Yani bir ay sonraki elde edilecek miktar bilgisinin aynı gün alınmasıdır.

Cevap: Bu Projeyle artık hangi toplayıcı hangi noktadan hangi üreticiden hangi saatte ne kadar süt almış ve hangi firmaya hangi saatte ulaştırmış anlık olarak takip edebileceğiz. Bu sayede çiğ süt üretiminden sanayiye girişine kadar her şey, zaman, yer, kişi, miktar bilgileri tamamen izlenebilir ve takip edilebilir hale gelecek. Bu sektörde çalışan insanlarında takip edilebilmesi hem süt kalitesi açısından hem üretici açısından hem işveren (sanayici) açısından büyük katkılar sağlayacak. Herkes online olarak bilgileri takip edebilecek ve şeffaflık olacak.

-Kredi kartı kullanımındaki pos cihazları gibi terminaller çiğ süt toplayıcılarına dağıtılacak. Şu an bu terminallerin piyasa fiyatı 800-900 dolar olmasına rağmen ucuzlatılması, yerli üretimi konusunda çalışmalar yürütülüyor. Aslında ASELSAN yerli üretimi gerçekleştirebilir.

Cevap: Maliyetler dediğiniz gibi çok yüksekti ama uzun araştırmalar sonucu bahsettiğiniz miktarların çok çok altında bir maliyetle el terminallerini temin edeceğiz. Ve bu terminaller projeyle maliyeti karşılanacak ve üreticiye hiçbir ek maliyet getirmeyecek. El terminalleriyle  ilgili örnek bir resmi ayrıca gönderiyorum.

-Bu terminaller çiğ süt toplayıcılarına, kartlar ise henüz çiğ sütü üretenlere dağıtılmış değil. Bilinmeyen bir tarihte dağıtımı yapılacak?

Cevap: Eğitimlerle birlikte bunlar da sağlanmış olacak.

-Süt üretiminde biri birini etkileyen iki problem var. Tüketicileri etkileyen sütün kalitesi, üreticileri etkileyen ise çiğ sütün fiyatı ve bu fiyatın istikrarsızlığıdır. Bu istikrarsızlığın tesadüfi veya serbest piyasa koşulları ile değil piyasanın oyuncuları tarafından oluşturulduğudur. Proje başlarken analiz değerlerinin girilebilmesi, terminal fiyatlarının yanı sıra seyyar çiğ süt analiz cihazlarını da gerektiren artı bir maliyet unsuru olduğundan çiğ süt analizinin ileri bir tarihe ertelenmesi doğal.  Peki bu erteleme 31.12.2013 tarihini geçecek mi? Bu sorumuz önemli. Bakanlığın geçen yıl son yayınladığı  hayvansal ürünler işleme yönetmeliği mikrobiyal sayı yüksekliği olan çiğ sütlerden pastörize, uht süt yapılmayıp 60 gün salamurada bekletilmesi öngörülen peynir yapılmasını emrediyor. Türkiye’de peynir üreticilerinin büyük bir kısmının üretim hanelerinde analiz cihazlarının olmadığını biliyoruz. 31.12.2012 tarihine kadar çiğ süt kartları terminal sistemine analiz cihazlarının bilgisi de eklenebilindiği takdirde bu terminallerdeki analiz bilgileri tüm çiğ süt işleme, üretim merkezlerine teknik bir destek sağlamış olacaktır.

Cevap: Daha önde bahsettiğimiz gibi analizler tanklarda yapılacak ve bir hat üzerinden anlık olarak firmaya gönderilecek böylece firma daha sütü kapıdan içeri sokarken ne özelliklerde bir süt olacağını bilecek ve ona göre nerede kullanacağına hızlı bir şekilde karar verebilecek.

-Proje; çiğ süt miktarlarının, hangi üreticilerden satın alındığı bilgi girişi ile başlatılmaya çalışılırken çiğ sütün litresinin kaç lira değerden satın alınmasının terminale girilmesinin ise ek bir maliyeti yok. Öyle ise niçin çiğ süt bedelleri de miktarlar ile birlikte girişi yapılmayacak?

Cevap: Kesinlikle ek bir maliyet söz konusu değil. Ve bu alanımızda açık olacak ve girilebilecek.

-Miktarların anlık olarak görülmesine imkan verilirken referans fiyatların altında hangi bölge, ilçe, köy veya çiftlikten satın alımların yapıldığının anlık tespiti de çok da önemli değil mi?

Cevap: Ne kadar çok veriye sahipseniz o kadar çok cevaba da sahipsinizdir. Bu açıdan tüm bilgiler anlık olarak kaydedildiği için yine aynı anda müdahale edilebilecek bir sistem hazır durumda.

-Rekabet Kurulu’nun rekabet kanunlarına aykırı çiğ süt fiyat indirmeleri incelemelerinde geçmiş tarihli fiyat ve miktar yazılı süt kartonlarını üreticiler saklamadıklarından, fiyat indirilen bölgede kartondan süt kartlarının toplanıp Rekabet Kurumuna sunulabilmesi mümkün olmadığından rekabet kanununa aykırı eylemleri üreticiler ispat edemiyorlardı. Şayet elektronik çiğ süt kartlarına fiyat bilgisi de girildiğinde rekabet kanununa aykırı eylemler anlık tespit edilmesi mümkün olabilecek. Dolayısı ile proje çiğ süt miktarları ile fiyat bilgisi birlikte girişi yapılarak başlatılmalıdır. Ulusal Süt Konseyi’nin çiğ sütte fiyat istikrarı sağlayamadığı görülmüş olmalı ki TSÜM Birliği resmen GTHB’ dan Et ve Süt Kurulu’nun kurulmasını istedi. Et ve Süt Kurulu kanun tasarısının önümüzdeki günlerde TBMM’ne gelmesi ve kanunlaşması bekleniyor. Oluşacak Et ve Süt Kurulu’nun çiğ süt fiyatlarını da anlık görebilmesi fiyatların hangi bölgelerde hangi firma tarafından düşürüldüğünü anlık olarak görmesine imkan sağlayacaktır..TSUMB Başkanı Sayın Ali Koyuncu’nun böyle bir projeyi düşünmesi takdire şayandır. Kendisini kutlarız. Ama bir projenin başlama, tamamlama, bitiş tarihinin olması gerekir. Bundan da öte projeler bir çalışma planı ve takvimini de gerektirir. Böyle bir takvim görülmek istenir. Kendisine bakanlığın bu konuda tam desteği olduğunu görüyoruz. Öyle ise proje ile ilgili çalışma planı bitiş tarihi niçin ortada yok?

Cevap: Deklare edilmiş bir çalışma planı olmasa da ocak ayında başlanacak eğitimler verilirken cihazlarda verilecek ve faaliyete geçecek. 2 ay sonunda ülke deki tüm sektör çalışanları eğitimlerini alacak ve proje ülke genelinde faaliyetini tamamlamış olacak. Proje dünya da örneği olmayan örnek olacak bir proje. Özellikle sizin gibi kamuoyunu bilgilendiren kişilerin en doğru bilgileri bilmesi gerekir. Sizlerin iyi anlaması herkesin iyi anlamasını sağlayacaktır. İyi çalışmalar.

Evet, TSÜM Birliği teknik yetkilisinin Çiğ Süt Kartları ile ilgili sorduğumuz sorulara verdiği teknik bilgileri sizlere sunduk.

Tabii ki sütün kalite ölçümleri sütün kalitesini tespit edecek. Çiğ sütün kalitesini koruyan etkenin başında o çiğ sütün soğuk zincir-sıcak zincir oranı geliyor. Sanayicilerin topladığı çiğ sütün % 65’inin sıcak zincir çiğ sütü olması bu sıcak zincir oranının  ne zaman sıfırlanacağı konusu meçhuldür. Üreticiler hayvan başına, çiğ süt litre başına, soğuk zincir litre başına desteklere, soğuk tank bedellerinin yarısı da devletçe karşılanmasına rağmen Türkiye’nin bugün itibari ile ulaşabildiği soğuk zincir oranı % 35’dir. Bu olumsuz tablo giderilememiş olsa da sütü kullanılmaz eden antibiyotik ve alfatoksinin önüne çiftliklerde analiz barikatı kurulması önemli bir proje. İşte ambalajlı süt ve süt ürünleri tüketicilerine müjde.

Peki, üreticilere müjde var mı?

Çiğ Süt Kartlarına fiyat bilgisinin girilip girilmeyeceği konusunda bir kesinlik yok gibi gözüküyor. Ki ilk açıklamada girilmeyeceği yönünde idi. Bu kesinliğin olmayış nedeni çiğ sütün kalitesi ile ilgili bir fiyatlandırmaya gidilecek olması olsa da ortada bir taban fiyat var. Taban fiyat bilgisi kesinlikle proje başlarken terminale girilmelidir. Çiğ sütün kalitesi ile ilgili fiyatlandırma ise taban fiyatın üstünde bir değerdir. Kalite ile ilgili fiyatlandırma sanayicinin ‘’satın alacağım’’ dediği fiyatın altında zaten olamaz. Üreticinin ahırından, çiftliğinden çıkmış bir mal (çiğ süt), alfotoksinli, antibiyotikli olmadıkça  kabul edilmiş, satılmış bir mal demektir. Toplanan çiğ sütün günlük toplam miktarı ne kadar önemli ise çiğ süt fiyat bilgisi girişi, piyasa düzeni için de o kadar önemlidir. Fiyat bilgisinin günlük girilmesi ertelenemez. Ertelendiği takdirde Et ve Süt Kurulu’nun kurmayı tasarladığı çiğ süt piyasa düzeni anlık bilgiler alınamayacağından anlık kararlar da verilemeyecektir.

Fiyat ile ilgili gelecek bilgiler anlık olmaz ise  ‘’anlık ‘’ tedbirler alınamaz. Gecikmeli tedbirler alınmasına yol açar. Et ve süt kurulu piyasa düzeni, çiğ sütte fiyat istikrarı sağlamak için süt tozu ürettirecek. Bu da para harcamak demektir. Gecikmeli tedbirler ise boşuna para sarf edilmesine yol açar.

Dolayısı ile Çiğ Süt Kartlarına projenin başlangıcında mutlaka taban fiyat satın alma bilgilerinin girilmesi gerekir.

Tarımsal Süt Üreticileri Birliği Başkanı, Ak Parti Bursa eski  Milletvekili Sayın Ali Koyuncu dünya da ilk böyle bir projeye imza attığı ifade ediliyor.. Çiğ sütün işletme çıkışında kalitesinin ölçümlemesinde analiz cihazları, terminaller, terminallerden akacak bilgilerin merkezde toplanması, çiğ sütü satın alacak sanayicilerin malın kalitesine göre ne yapacaklarına karar verecek olmalarına büyük zaman ve mesai harcadığı görülüyor. Bunlar tüketimin gerektirdiklerinin olmaz ise olmazlarıdır, kendisini kutluyoruz.

Peki ya üretimin olmaz ise olmazları olan üretimin sürdürülebilirliğindeki çiğ süt piyasa düzeni ile ilgili bir projesi var mı?

Üretici, sanayici, bürokrasi temsilcilerinin oluşturduğu Ulusal Süt Konseyi’nin çiğ sütte fiyat istikrarı sağlamadığı TSÜMB tarafından da görülmüş olmalı ki TSÜM Birliği Başkanı Sayın Ali Koyuncu çiğ sütte fiyat istikrarı sağlanması için GTH Bakanlığına resmen 2011 seçimleri arifesinde başvurmuş idi. 2009 yılı 30 Nisanında başlatılan göstermelik çiğ sütte fiyat istikrar tedbirlerinin kurumsal olarak (USK) sağlanamadığı ancak 2 yıl sonra görülebilmişti. 30 Nisan 2009 tarihinde çiğ sütte fiyat istikrarı için parasal teşvikli süt tozu üretim programını kapsayan yönetmelik yayınlanıp okuduğumuz gün bunun istikrarı sağlamayacağını, ASÜD’ün (Ambalajlı Süt Üreticileri Derneği) projesi olduğunu biz yazmıştık.

TSÜM Birliği başvuru yazısında; Et ve Süt Kurulunun nasıl kurulması, hangi işleve, hangi aletler ile sahip olunması, hangi aletleri ne şekilde kullanması gerektiği ile ilgili bir tek cümle bulunmuyor. 500 bin civarında üyeye sahip olan TSÜMB kurulmasını istediği yapının nasıl olması gerektiğini yazılı olarak GTHB bildirmediğinden GTH Bakanlığının siyasetçisi, bürokrasisi de istikrar aletlerini Ulusal Süt Konseyinin kullandığı şeklin tıpkısını kullanacak bir Et Ve Süt Kurulu kanun tasarısını Yüksek Planlama Kuruluna sundu ve bugünlerde Meclise inmesi bekleniyor.

Tasarının bir kopyasını elde edemedi isek de ancak okunmasına müsaade edildiğinde gördük ki çiğ süt piyasa istikrar düzeni Et ve Süt Kurulu ile birlikte ‘’eski tas eski hamam ‘’ olmaya devam edecek. Alet sayısına bir ilave (tereyağı ) olsa da aletleri kullanım şekli USK (Ulusal Süt Konseyi)’deki gibi, gibisi fazla, aynı olacak.

Çiğ Süt Kartları Projesi sanayicilere büyük kolaylıklar sağlayacak. Sanayicilerin önüne gelen çiğ sütün çiftlikte ölçülebilen analiz değerlerine göre o çiğ sütü pastörize, uht, peynir gibi süt ve süt ürünlerinden hangisini yapmanın kararını hızlı verdirecek.

Çiftlikte yapılamayacak, süre ve maliyet, uzmanlık gerektiren analizler eskisi gibi ambalajlı süt ve süt ürünleri fabrikalarında yapılmaya devam edilecek.

Sütteki projeler çiğ süt ineğin memesinden inince başlatılıyor. Süt çarkı, sütün ambalajlısını elinde tutanlar için dönderiliyor. Projeler hep çıktılar ile ilgili. Girdiler ise üretimin sürdürülebilirliğidir.

Biraz da üreticilerin cebine girecekler ile de ilgili olsa ya! Bunda da devletin kapısı tıklatılıyor.

Üreticilerin alın teri göz nuru sanayicilerden rica, minnet ile de olsa alınamayınca çiğ süt litre başına devlet destekleri  4-6 kuruş aralığından 8 kuruşa çıkarılıyor. Sanayicilerin kazanç oranına dokunulmaksızın devlete yük bindiriliyor.

Çiğ sütün üreticilere maliyeti 1,3 TL, şimdilerde 90 kuruştan satın alınıyor ise 40 kuruş üreticilerin cebinden alınıp sanayicilere ‘’aktarılıyor’’ demektir. Sanayicinin bir fabrikası ‘’sermaye ‘’ ise, üreticinin bir ineği de ‘’ sermaye’’ dir.

Hem devletin kaynakları hem de üreticilerin alın teri, göz nuru endüstriyel süt sektörüne transfer ediliyor. Sütte bu transfer noktaları net  % 68 (IMKB verisi) kazanç sağlar iken köylülerimiz maliyetin altında üretim ve satış yaptırılarak zarara zorlanıyor. Üretimin tamamen yok olmaması için verilen devlet destekleri de üreticilere veriliyor gibi gözükse de yine sanayicilere gitmiş oluyor.

Üreticiler diyor ki; Çiğ süt kartları ile dünyanın ilk projesini gerçekleştirdiği söylenen Sayın Ali Koyuncu’ya sesleniyoruz:  ‘’Et ve Süt Kurulu kanun tasarısı mevcut haliyle yasalaşırsa çiğ sütümüzün, ahırlarımızın, alın terimizin emeğimizin, sermayemizin endüstriyel süt sektörüne transfer edilmesine devam olunacak. Bu tasarı meclise indiğinde sanayicilerin % 68 kazancının yarısı bize aktarılıp % 34 kazanç sağlayacak dahiyane, üreticilerin hayrına bir projeyi, kanun tasarısına, sütümüzü yöneten Sayın Başkan eklettirmelidir. Çiğ süt kartları projesini, bürokrasi ve siyasetçiye bırakmadan kendi icat eden, bu proje ile ilgili teknik elemanı bulan Sayın Başkan; Et ve Süt Kurulu kanun tasarısı gibi büyük ve dev bir konuyu siyasetçilerin, bürokratların teknik bilgisine, merhametine bırakmamalıdır,’’ diyorlar. Bizden söylemesi!

Ambalajlı süt ve süt ürünlerinin kalitesi ile ilgili sonraki yazım konusu: Sütün Toplam Kalite Yönetimindeki Tüketici İstekleri

Ambalajlı, ambalajsız süt tüketicileri sütü kullanılmaz eden antibiyotik, alfotoksin dışında neleri görmek istemiyor.? ISO (Uluslar arası standart O.) kuralları, Haccp dışında süt sektöründe fark edilmeyen   yükselen kalite etik değerleri, kalite mükemmeliyet modellerinde müşteri memnuniyetinin yeri ve önemi. Kalder’in (Kalite Derneği) kalite ödülünü, bedeli karşılığında da olsa kapmak için müşteri isteklerini ambalajına yazıp ödülü aldıktan sonra etiketini ambalajından kaldıran dev bir süt firması örneği..

Kaynak: https://groups.google.com/group/cigsutureticileri


Diğer Yazıları

YORUM EKLE

Misafir olarak yorum yapıyorsunuz. Üye Girişi yapın veya Kayıt olun.
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 1022


Editör`den Size - Özel Haberler