ORTAK KADER

ORTAK KADER







Türkiye, Suudi Arabistan ve Katar`ın besleyip,semirttiği ve Suriye iç savaşına sürdüğü,Irak Şam İslam Devleti  terör örgütü (IŞİD), Irak ve Suriye`yi kapsayan bir şeriat devleti kurmak istiyor.
Bir tiyatro oyunu sergiler gibi Irak`ta Musul`u ele geçirmiş, Bağdat`a doğru ilerliyor!
Ne oluyor, neden şimdi, kim karar veriyor, hedef nedir ?

*
Ukrayna`nın Baltık`tan Karadeniz ve Hazar`a kadar bütün bu bölgedeki rolünün ABD-Rusya arasındaki güç dengesini nasıl etkileyeceği,
Rusya`nın yeniden eski Sovyet bloku ülkelerini eline geçirme potansiyeli,
ABD`nin Doğu Avrupa ve Kafkasya`yı Rusya`ya mı terk edeceği sorularının küresel gündemi belirlediği bir süreç yaşanıyor.
Bu gündemde ABD çok kutupluluk belâsını kırmak için AB ile birlikte Rusya`ya yönelik yaptırımlar uyguluyor.

*
Suriye`de Cumhurbaşkanlığı  Seçimi`nden  çıkan sonuç, herhangi bir rejim değişikliğinin bu ülkede gerçekleşmesinin mümkün olmadığını ve Esad`ın iktidarını koruma konusunda büyük bir potansiyele sahip olduğunu kanıtlamıştır.
ABD,Cumhurbaşkanı El Esad`ı ve rejimini değiştirememiş, Esad`ın avantajlı  konumda olduğu sürece Suriye ile ilgili ekonomik,siyasi çıkarlarının pek mümkün olamayacağını görmüştür.
İsrail de  Suriye ile ergeç  yapacağı bir barış anlaşmasında, kendisini bir Yahudi Devleti olarak tanıyacak o topraklarda gelenekselleşmiş Laik Arap Milliyetçilerini, özellikle BAAS partisini olmazsa olmaz sayıyor.
İsrail-Suriye arasında olası bir barış anlaşmasının şartlarından birinin her iki tarafın birbirlerinin iç işlerine karışmaması olmalıdır, bu yüzden Suriye`nin İsrail`in azınlıkları olan Filistinliler, İsrail`in Suriye azınlıkları olan  Kürtler ile ilgilerini kesmeleri gerekiyor...

*
O yüzden şu gün, ne ABD,ne de İsrail Esad`ı göndermek gibi bir planın içinde değildir.
Ancak, Londra`da başını ABD`nin çektiği İngiltere, Fransa, Türkiye, Birleşik Arap Emirlikleri, Suudi Arabistan, Katar, Ürdün, İtalya, Almanya ve Mısır ya da "Suriye Dostları",
Suriye`deki ekonomik ve siyasi çıkarlarını teminen rejime karşı bir araya getirilen ve birbirinden çok farklı gruplar ve bireylerden oluşan,bu yüzden her bir grubun diğer gruplardan ciddi farklılar gösteren bir takım hak ve iddiaları temsil eden Ulusal Koalisyonun yapısını oluşturan ılımlı muhalefete, ulusal koordinasyona, koalisyonun askeri konseyine ve ılımlı silahlı gruplarına desteklerini arttırma,
El Nusra,Irak Şam İslam Devleti örgütü gibi aşırı dinci, PKK yanlısı ve Suriye`de demokratik özerklik siyaseti yürüten Demokratik Birlik Partisi gibi etnik terör gruplarını tasfiye etme kararı almıştır.
Bu karar aşırı dinci terör örgütleriyle birlikte mücadele eden Rusya`nın Suriye`den gelişen jeopolitiğinin zayıflatılması anlamına geliyor...

*
Nitekim, ABD müttefiği Kuzey Irak Kürt Yönetimi lideri Mesut Barzani, Suriye`de PKK yanlısı ve demokratik özerklik siyaseti yürüten Demokratik Birlik Partisi ile arasındaki gerilimi yükseltiyor.
Bir taraftan, PKK ve PYD`yi Rojava`da uyguladıkları politikalarıyla Kürt sorununa ihanetle ve terörist olmakla itham ediyor.
Öte taraftan "Maliki üçüncü kez de başbakan olursa, Kürdistan`da halk referandumuna gidilecek ve Bağdat`la ilişkilerimize yeni formül bulacağız" ifadesiyle Kürdistan`ın bağımsızlığı üzerinden Şii Irak`ı ve İran`ı zorda bırakıyor.
Sonuçta Ortadoğu coğrafyasının  Sünni-Şii ekseninde, Şii`lerin ve destekleyicisi Rusya`nın kayba girmesi öngörülüyor...

*
Bu gelişmeler Türkiye`de, ABD ve İsrail`den el almış ve Türk Milleti çerçevesini esaslı bir islamcı kadro hareketiyle devletin elit kadrolarını tüm yapılarda silmiş,hareketini kısıtlayan ekonomik dengeleri yeniden düzenlemiş ve reelpolitik çerçevede Avrasya`ya yönelik politikalarda kurumlaşmalar oluşturan İslamcı AKP hükümetinin ellerini ovuşturmasına yol açıyor.
Osmanlı zımni sözleşmesini bir demokrasi kuramı haline getirebilmeyi, Osmanlı liberalizminin felsefi dayanaklarını sürdürmeyi, İslami lehçenin siyasallaşma ve örgütlenme potansiyelini arttırmayı, batılaşmanın sosyal muhayyileyi sıfırlama etkisini geçersizleştirmeyi, giderek Osmanlı Devletinin yıkılması ve halifeliğin kaldırılmasıyla başsız ve karmakarışık kaldığını düşündükleri İslam ülkelerini ümmet anlayışında devletler konfederasyonu halinde oluşturmanın önünün açıldığına hevesleniyorlar.

*
AKP hükümeti çok yakın ekonomik ilişkilerinden hareketle  Irak Kürt Bölgesi Yönetiminin ve Kuzey Suriye zengin kaynaklarına uzanma olanağı yakaladığının rüyasındadır.
Irak ve Suriye`de bu ekonomik entegrasyonun dışında düşünülen PYD`nin ve PKK`nın diskalifiye olmasına yön veriliyor,buna verien tepkiyle bayrak gönderden indiriliyor...
Başbakan Erdoğan,"bölgeyi kazanırsak petrolü ve Misak`ı Milli topraklarını da kazanırız " noktasındadır.
ABD, İsrail ve AKP iktidarı Kuzey Irak petrolünün Şii engellemesi olmaksızın Türkiye`nin güneyinde İran`ın batısından,Kuzey Irak ve Kuzey Suriye`den Doğu Akdeniz`e akıtılmasını  düşlüyor...

*
Suriye iç savaşında rejim ordusu, İŞİD dahil radikal örgütlere karşı başarıyla mücadele etmektedir.
Radikal örgütler,bunun ötesinde üzerlerine muhtelif şekilde çöken tasfiye edilme paniğini de yaşıyor.
Bir kısmı Irak Merkezi hükümetinin zayıflığından faydalanarak Suriye`den Irak`a kaçmış, Suriye`deki kayıpları telafi etmek için Irak`ta silahlı eylemlerde bulunuyor.
Bir kısmı Katarlı,Suudi Arabistan ve Türkiyeli suponsorların sırtlarını sıvazlamalarıyla kapıldıkları Irak ve Suriye`yi kapsayan bir şeriat devleti kurmak hayalleri peşinden Irak`dadır.

*
Bu suretle,şimdi Ortadoğu`da Sünni-Şii eksende Irak`ta Şii Başbakan Nuri el Maliki`yi ve bu ülke üzerinde büyük etkisi olan Şii İran`ı ve bunları BM Güvenlik Konseyinde destekleyen Rusya`nın yıpratılması öngörülüyor.
Nasılsa Irak ordusunun gücü ve işgal edilen bölgeleri dış oyuncular tarafından desteklenen IŞİD`ten geri alma yeteneğinin kısıtlı olduğu,o yüzden bu teröristlerin Şii jeopolitiğini zayıflatacağı düşünülüyor.
Bir süre sonra ise "bölgeyi kazanırsak petrolü ve Misak`ı Milli topraklarını da kazanırız " noktasında olan AKP hükümetinin duruma vaziyet etmesi ve TSK`nın  radikal örgüte son vermesi mi hesaplanıyor?

*
Bu noktada, radikal örgütlere son verilmesi konusunda hemfikir ve işbirliği içinde olan ülkeler ayrışıyor.
Ortadoğu`da Sünni- Şii eksende Suriye,Irak,İran ve Rusya`nın jeopolitiklerinin yıkımı söz konusu olduğunda işin rengi değişiyor.
Bu kez bölgede varlık meselesi olarak nitelendirilen "Su ve Toprak" bölgenin siklet merkezini oluşturuyor.
Nitekim,bugün İsrail`in Batı Şeria ve Gazze topraklarından gelen su kaynaklarına erişiminin olmaması hali,devletin varlığını tehlikeye atıyor.
İsrail`in bu korkuyu yaşamaması için,diğer ülkelerin çıkarlarına saygılı olması gerektiği konuşuluyor...

*
Doğrusu,İslamcı AKP hükümeti Türkiye`yi oyuyor ve ergeç IŞİD`le aynı akıbete yürüyor...
Diğer Yazıları

YORUM EKLE

Misafir olarak yorum yapıyorsunuz. Üye Girişi yapın veya Kayıt olun.
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 579


Editör`den Size - Özel Haberler