• Ana Sayfa
  • »
  • AMERİKAN STATÜSÜ SARSILIRKEN

AMERİKAN STATÜSÜ SARSILIRKEN

AMERİKAN STATÜSÜ SARSILIRKEN






Asya`da hegemonya ve güç siyasetine dayalı eski dünya güvenlik anlayışı yerine karşılıklı güvene, yarara, eşitliğe ve eşgüdüme dayalı  sürdürülebilir yeni bir güvenlik anlayışı gelişiyor.
"Asya`nın enerji kaynakları, Asya`nın hizmetine" sloganıyla, çok zengin enerji  kaynakları Asya barışının ve kalkınmasının hizmetine sunuluyor.
Güneydoğu Asya Ülkeleri Birliği, Doğu Asya Zirvesi çok sayıda serbest ticaret anlaşmasına neden oluyor.
Ya da Şanghay İşbirliği Örgütü, Shangri-La Diyaloğu ve Asya Bölgesel Forumu gibi önemli platformlar bölgesel işbirliği mekanizmaları geliştiriyor.
Asya barışa, istikrara, gelişmeye ve güvenlik ihtiyacının karşılanmasına yönelik güçlü adımlar atıyor.

*
Avrasya`da ise Ukrayna`nın Baltık`tan Karadeniz ve Hazar`a kadar olan bölgedeki rolü, ABD-Rusya arasındaki güç dengesinin nasıl oluşacağını tartıyor.
Avrasya İşbirliği Teşkilatı ile Rusya`nın yeniden eski Sovyet bloku ülkelerini eline geçirme potansiyeli,
ABD`nin Doğu Avrupa ve Kafkasya`yı Rusya`ya mı terk edeceği soruları küresel gündemi belirliyor.

*
Bu mekanizmaya herhangi bir meydan okumaya karşı durmak için Soğuk Savaş zihniyetinin terk edilerek uluslararası ilişkilere yeni bir perspektiften bakılması ve sorunlara çözümler bulmak için tüm uluslararası toplumun birlikte çalışılması,
Artık hiçbir ülkenin,gelişmiş bir askeri ittifakın bile 21. yüzyılın sorunlarıyla tek başına mücadele edemeyeceği, o yüzden işbirliğinin daha fazla zorluklar başlamadan kurulmasının tek etkili çözüm olduğunda pekişilerek işbirliği ruhunun geliştirilmesi,
Hiçbir ülkenin, başkalarının kaygılarını ve çıkarlarını dikkate almayan ben-merkezci bir tutum almaması, tüm ülkelerin sadece kendine karşı değil aynı zamanda tüm uluslararası topluma karşı sorumlu olması gereğinden sorumluluk bilincini yükseltmesi gerekiyor.

*
Fakat,ne gezer?
Dışişleri Bakanı J.Kerry,"Biz eğer Avrupa pazarlarına ulaşım için enerji kaynaklarının çeşitlendirilmesine yardımcı olursak büyük enerji güvenliğini temin edebiliriz. Avrupa ülkelerinin enerji alımının büyük bir kısmında Rusya`ya bağlı olmamasını sağlamak için beraber daha fazla şeyler yapmamız gerekir" ifadesi ABD`nin gelecek stratejisini gösteriyor. 
Avrupa Birliği ise, hem Rusya`dan ihraç edilen yakıtın yüzde 50`sini almanın, hem de teknolojideki ilerlemesiyle 2035 yılında enerji açısından kendine yetecek ve dünyaya enerji ihraç eden bir ülke olacak ABD`yi beklemenin şaşkınlığındadır!

*
Uluslararası Enerji Ajansı Haziran raporunda, ABD`nin Texas ve North Dakota`da kaya gazı sondajları katkısıyla 2010`dan beri dünyanın en büyük doğal gaz üreticisi olduğu kaydediliyor.
ABD yılın ilk çeyreğinde günde 11 milyon varilden fazla petrol de üretiyor.
Bu değerler ile Suudi Arabistan ve Rusya`yı geride bırakan ABD`nin bu yıl da en büyük petrol üreticisi olarak kalacağını açıklanıyor.
Ne ki,ABD dünyanın en büyük petrol tüketicisidir de...
Nitekim ABD üretimdeki lider konumuna rağmen Nisan ayında günlük ortalama 7,5 milyon varil petrol ithal etmek zorunda kalmıştır.
Bu noktada Uluslararası Enerji Ajansı 2019` da günde 13,1 milyon varil üretim kapasitesine ulaşacak ABD için bu değerin bir zirve olacağını bildiriyor.
ABD`nin bu piki geçemeyeceği, ülkenin 2030 yılına doğru petrol üretiminde liderlik pozisyonunu kaybedeceğini öne sürülüyor...

*
İnce taneli ve tabakalı bir yapıda kerojen adı verilen, başta hidrojen ve karbon olmak üzere oksijen, azot ve kükürt içeren tortul kayalar içindeki gaza kaya gazı deniyor.
Kerojen ısıtıldığında geri kazanılabilen ve pet­role benzeyen gaz ve sıvı maddelere ayrılıyor.
4-5 bin metre derinlikte kerojen yapıya sondaj yapılıyor ve kaya katmanlarının içinde kırılmalar üretmek, süreci hızlandırmak ve gazı açığa çıkarmak için katmanlar arasına yüzde 9.5 oranında kum,yüzde 0.5 sürtünme azaltıcı,pas ve mikroorganizma önleyici kimyasal  katkı maddeleri ilaveli basınçlı su veriliyor.
Yaklaşık 90 gün sonra, kırılma süreci duruyor, gaz küçük yüzey toplayıcılarının ve dağıtım ünitelerinin içine akmaya başlıyor.

*
Kaya gazının çıkarılma yöntemi ve sonrasında doğanın kirletileceği, yeraltı su kaynaklarına kimyasal atıklar karışacağı ve hatta henüz kanıtlanmasa bile depremi tetiklediği de ileri sürülüyor.
Kaya gazının çıkarılma yöntemi nedeniyle yer altında kimyasal maddeler karıştırılmış basınçlı suyla yapılan patlamalarda, yer altındaki gazların ve geriye kalan atık suyun depolanması da başka bir sorun yaratıyor.
O yüzden en büyük kaynağa sahip Fransa, 
Bulgaristan ve Çek Cumhuriyeti  kaya gazı çıkarılmasını yasaklamıştır.
İspanya, İngiltere ve Güney Afrika hükümetleri gazın çıkarılmasını dondurmuş bulunuyor.

*
ABD kaya gazıyla birlikte  gaz ithalini azaltmayı ve yerel hidrokarbonların üretimini artırmayı başaracağını öngörmekteydi,şimdi benzeri kaygıları yaşıyor.
Nitekim petrol ve gaz üretici şirketleri kaya gazı üretmek için açılan kuyunun klasik sondaj usulünden farklı olarak oldukça kısa süre kullanılmasından, kaya gazı üretim yönteminin bugün itibariyle verimli ve perspektifli olmadığı tesbit etmiştir.
Bir kaç yılda BP, BG Group ve Royal Dutch Shell gibi  petrol devlerin gördüğü zararın 10 milyar dolara yaklaştığı bildiriliyor.
Royal Dutch Shell kaya petrol üretimi projelerine katılmaktan vazgeçerken,
Uluslararası Enerji Ajansı geleneksel petrol ve gaz üretimi yöntemlerinden yana olduğunu açıklıyor.
O yüzden Amerika ve Avrupa`nın enerji bağımsızlığına dair şüpheler oluşuyor.
Rusya ve diğer bölgelerden alınan doğal gaza rağmen kaya gazının hiç de rantabl olmadığı anlaşılıyor.

*
Yine de enerji stratejisini ABD`den kaya gazı ithalatı üzerine kuran, bu suretle doğalgazda Rusya`ya olan bağımlılığını azaltma girişiminde önemli rol oynayacağı varsayımına bağlanan Avrupa,
Ukrayna`da yaşanan gerginliğin ardından Rusya`ya olan doğalgaz bağımlılığını azaltma girişimlerine hız vermiştir.
2009`da kabul edilen "3.Enerji Paketi" prosedürleri çerçevesinde Rusya`nın dev tedarikçisi Gazprom şirketinin hem doğalgaz satıcısı,hem de boru hattı sahibi olamayacağı, bunun "Doğalgaz Arz Güvenliği"ne aykırı olduğundan hareketle,
Gazprom şirketinin Avusturya, Bulgaristan, Yunanistan,Macaristan,Sırbistan,Slovenya ve Hırvatistan`da doğalgaz satış ve taşımacılık işini birbirinden ayırmasını istiyor.
Nihayet Rus gazını Karadeniz üzerinden Avrupa`ya taşımayı hedefleyen Güney Akım projesine ilişkin çalışmaları askıya alıyor.
Avrupa Birliği liderleri Rusya`yı yeni yaptırımlarla tehdit ederken, İngiltere`nin en büyük enerji şirketi Centrica,Ekim`den itibaren Rus gazını doğrudan satın almaya hazırlanıyor!
Doğrusu,Avrupa bir şaşkınlık yaşıyor...

*
Bütün bunlara rağmen Suriye`yi yok etmekle ilgili niyetleri boşa çıkan,Ukrayna krizinde Kırım`ın Rusya`ya bağlanmasıyla bir kez daha kayıp yaşayan ABD`nin,
Avrasya İşbirliği Teşkilatı ile Rusya`nın yeniden eski Sovyet bloku ülkelerini eline geçirme potansiyelinden,
Ya da Doğu Avrupa ve Kafkasya`yı Rusya`ya terk edeceği bir duruma düşmekten ciddi biçimde  sarsılmakta olduğu anlaşılıyor.
Esasen temelinde doların hakimiyeti olan 20.yüzyıl dünya sisteminin yıkılmamasına   çaba gösteriyor.

*
Ama "Asya`nın enerji kaynakları, Asya`nın hizmetine" sloganıyla, zengin enerji  kaynakları Asya barışının ve kalkınmasının hizmetine sunulur,
Asya ülkeleri arasındaki hesaplaşmalarda dolar kredisini kaybederken,
Kısacası Asya barışa, istikrara ve gelişmeye yönelik güvenlik ihtiyacının karşılanmasına yönelik güçlü adımlar atarken,
ABD`ye  umudsuzca  Avrupa kenarında Ukrayna`da, Ortadoğu`da savaşı desteklemek işi kalıyor...

Diğer Yazıları

YORUM EKLE

Misafir olarak yorum yapıyorsunuz. Üye Girişi yapın veya Kayıt olun.
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 504


Editör`den Size - Özel Haberler